Gülistan Doku Hakkında
Kamuoyu altı yıl önce Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasını konuşurken, bir yandan da Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünü sorguluyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sadece Gülistan Doku ile sınırlı kalmayacaklarını, Rojin Kabaiş ve Rabia Naz Vatan davaları gibi kamuoyunu yaralayan ve merakla beklenen soruşturma dosyalarını da açacaklarını söyledi.
Van’da 27 Eylül 2024’te kaldığı öğrenci yurdundan çıktıktan 18 gün sonra cesedi bulunan Rojin Kabaiş’in (21) babası Nizamettin Kabaiş Medyascope’a konuştu.
Baba Kabaiş, Akın Gürlek’in açıklamasının kendileri için büyük bir umut kaynağı olduğunu ifade etti. Kendisine gelen tehdit mesajlarının hatırlatan Nizamettin Kabaiş, “Tehdit mesajları bana geliyordu. Altı ay boyunca sürekli tehdit mesajları bana, kardeşlerime, aileme geliyordu. En son ben canlı yayına çıktım. O esnada da Akın Gürlek yani atanmıştı. Gördü, hemen açıklama yaptı, ‘Hiçbir vatandaşımız tehdit altında kalmayacak’ dedi. O esnada ben çok umutlandım. ‘Bu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.
EDİRNE'DE VALİLİĞİ ZİYARET ETTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. İlk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Gürlek’i, Edirne Valisi Yunus Sezer, bakan yardımcıları, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, vali yardımcıları, askeri ve adli erkan ile kurum ve kuruluş temsilcileri karşıladı. Burada açıklamada bulunan Bakan Akın Gürlek, Edirne’nin taşıdığı sınır şehri vasfının önemine dikkat çekti. Bakan Gürlek, "Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye'nin Avrupa'ya açılan bir kapısı olan bu serhat şehrimizde sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne'nin sınır vilayeti olması sebebiyle, yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu önemle öncelikli olarak Edirne'yi ziyaret etmemizdeki maksadımız, buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır" dedi.
Edirne’deki temaslarına değinen Bakan Gürlek, "Burada bir müjde verelim; Edirne'de, Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü, hem de Hakimler ve Savcılar Kurulu olarak atacağız. İnşallah Edirne'mize Bölge İdare Mahkemesi yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek" diye konuştu.
Ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, "Kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki bu tür davaları takip eden Cumhuriyet başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
‘HER TÜRLÜ SUÇ VE KOLLARININ ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ’
Bakanlık olarak güncel konularla ilgili birçok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Bakan Gürlek, "Bunları başlıklar ifade edersek; yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz. Bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzenlemeleri kararlıkla hayata geçireceğiz. Edirne'mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum" ifadelerini kullandı.
‘KARANLIK DÜZENE GEÇİT VERMEYECEĞİZ’
Bakan Gürlek, toplumda ailenin temel yapısını hedef alan suç unsurlarının üzerine kararlıkla gidecekleri belirterek, "Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki; çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi, çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen ezcümle tüm tehditlerden korumak, sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum; metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların, özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup, bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır" dedi.
'12'NCİ YARGI PAKETİNDE SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ'
Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi'ne ilişkin de açıklama yaparak, "Bu konu da siz de biliyorsunuz, yakın zamanda Meclis'ten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12'nci yargı paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya Bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyoruz ve Edirne'mizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda, Bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz" diye konuştu.
dosyaya Allah’ın izniyle sahip çıkacak’ dedim” diye konuştu.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14 ve 17 Nisan’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 15 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.
DÖNEMİN VALİSİ SONEL VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
Dün akşam saatlerinde de hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Tunceli Devlet Hastanesi Bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki ifade işlemleri devam ediyor.
GÜLİSTAN’IN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ BELİRTİLDİ
Soruşturma devam ederken, jandarmaya başvuran gizli tanık Şubat, 10 Ocak 2025’te JASAT ekiplerine verdiği ifadede, Doku’nun kaybolduğu gün öğle saatlerinde Sarı Saltuk Viyadüğü'nden, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı otomobille alınarak Rostan-Dinar mevkisine götürüldüğünü öne sürdü. Gizli tanık, Gülistan’ın burada araç içerisinde bir silahla başından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Tanık, olayın ardından Doku’nun aynı bölgede gömülmek istendiğini ancak daha sonra cesedin Pertek ilçesi Koçpınar köyünde, mezarlığın da bulunduğu türbenin yanındaki büyük bir ağacın altına gömüldüğünü ileri sürdü. Tanık beyanında ayrıca cesedin yaklaşık 1-2 yıl önce yerinin değiştirilerek Pertek’te başka bir köye taşındığını da iddia etti. Gizli tanığın ifadesinin ardından Başsavcı Ebru Cansu ile JASAT ve yer altı görüntüleme operatörü tarafından 12 Ocak günü Pertek ilçesi Koçpınar köyü girişindeki mezarlık yanında arama yapıldı. Ardından hazırlanan raporda, koordinatları belirlenen bölgede yaklaşık 2 saat süren tarama çalışması gerçekleştirildiği, yapılan incelemelerde cihazın uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk tespit edildiği ifade edildi. Söz konusu boşluğun; yaklaşık 1,60-1,70 metre uzunluğunda, 70-80 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 80 santimetre derinliğinde olduğu, mezar görüntüsüne benzediği kaydedildi. Raporda ayrıca tespit edilen boşluğa bir kişinin gömülmüş olabileceği, daha sonra da çıkarılmış olabileceği değerlendirmesine de yer verildi. Bu sürenin yaklaşık 1 ila 2 yıl arasında olabileceği belirtilirken, raporda boşlukta cesetle birlikte sırt çantası benzeri bir eşya ile silahın da gömülmüş olabileceği, bölgede oluşan oksitlenmenin de bu durumu desteklediği kaydedildi. Çalışmanın ardından da başsavcı Ebru Cansu ile JASAT ekiplerinin katılımıyla geçen yıl yer altı görüntüleme cihazlarıyla 17 noktada toplam 40 kilometrelik alanda arama yapılırken, Gülistan Doku’ya ait herhangi bulguya ulaşılamadı.
DARALTILMIŞ BAZ ÇALIŞMASIYLA ŞÜPHELİLERİN İZİ SÜRÜLDÜ
Dosyadaki baz raporundaki teknik verilere göre; Gülistan’ın kaybolmasından önce 27 Aralık 2019’da Gülistan Doku’nun telefonu ile dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın telefonları Gençlik Merkezi civarında aynı anda sinyal verdi. Bu durum, şüphelilerin Gülistan'la olaydan önce de görüştüğünü gösterdi. Ayrıca Gülistan Doku’nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Erdoğan Elaldı ve Şükrü Eroğlu’nun telefonlarının aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi. ABD’ye kaçan şüpheli Umut Altaş’ın telefonunun Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde saat 19.28’den 21.36’ya kadar sabitlendiği, saat 22.08’den itibaren de valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgeye gelerek Umut Altaş ile buluştukları, baz istasyonu verileriyle kesinleşti.
EKİPLERİN ÇALIŞMASI SÜRÜYOR
Gülistan Doku’nun cansız bedenini bulabilmek için Adalet Bakanlığı’nın talebi ve İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla, Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri son teknoloji cihazlarla Tunceli’ye sevk edildi. JAK ekipleri ile Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT timlerinden oluşan 30 kişilik özel ekip, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun koordinasyonunda çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin, daraltılmış baz verileri ve şüphe uyandıran noktalar üzerinden hareket ederek belirlenen alanlarda arama yaptığı öğrenildi.
Günün erken saatlerinde araziye çıkan ekiplerin bir bölümü, yer altı görüntüleme cihazlarıyla tarama gerçekleştiriyor. Cihazların gönderdiği kızılötesi sinyaller sayesinde yer altının üç boyutlu görüntüsü elde edilerek şüpheli alanlar detaylı şekilde inceleniyor. Diğer ekipler ise bölgedeki mağaralara halatlarla girip, el feneri ve tepe lambalarıyla iç kısımlarda arama yapıyor. Zorlu arazi şartlarına rağmen çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü arama faaliyetlerinde, ‘insan kalıntılarını tespit edebilen’ olarak da bilinen kadavra köpekleri de görev yapıyor. Labrador ırkından seçilen bu köpeğin, gelişmiş koku alma yetenekleri ve özel eğitimleri sayesinde yıllar önce kalmış insan kalıntılarını dahi tespit edebileceği belirtilirken, arama çalışmalarının elde edilecek bulgular doğrultusunda farklı noktalarda da sürdürülebileceği, çalışmaların 1 ay sürebileceği öğrenildi.
Van’da 27 Eylül 2024’te kaldığı öğrenci yurdundan çıktıktan 18 gün sonra cesedi bulunan Rojin Kabaiş’in (21) babası Nizamettin Kabaiş Medyascope’a konuştu.
Baba Kabaiş, Akın Gürlek’in açıklamasının kendileri için büyük bir umut kaynağı olduğunu ifade etti. Kendisine gelen tehdit mesajlarının hatırlatan Nizamettin Kabaiş, “Tehdit mesajları bana geliyordu. Altı ay boyunca sürekli tehdit mesajları bana, kardeşlerime, aileme geliyordu. En son ben canlı yayına çıktım. O esnada da Akın Gürlek yani atanmıştı. Gördü, hemen açıklama yaptı, ‘Hiçbir vatandaşımız tehdit altında kalmayacak’ dedi. O esnada ben çok umutlandım. ‘Bu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.
EDİRNE'DE VALİLİĞİ ZİYARET ETTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. İlk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Gürlek’i, Edirne Valisi Yunus Sezer, bakan yardımcıları, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, vali yardımcıları, askeri ve adli erkan ile kurum ve kuruluş temsilcileri karşıladı. Burada açıklamada bulunan Bakan Akın Gürlek, Edirne’nin taşıdığı sınır şehri vasfının önemine dikkat çekti. Bakan Gürlek, "Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye'nin Avrupa'ya açılan bir kapısı olan bu serhat şehrimizde sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne'nin sınır vilayeti olması sebebiyle, yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu önemle öncelikli olarak Edirne'yi ziyaret etmemizdeki maksadımız, buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır" dedi.
Edirne’deki temaslarına değinen Bakan Gürlek, "Burada bir müjde verelim; Edirne'de, Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü, hem de Hakimler ve Savcılar Kurulu olarak atacağız. İnşallah Edirne'mize Bölge İdare Mahkemesi yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek" diye konuştu.
Ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, "Kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki bu tür davaları takip eden Cumhuriyet başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
‘HER TÜRLÜ SUÇ VE KOLLARININ ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ’
Bakanlık olarak güncel konularla ilgili birçok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Bakan Gürlek, "Bunları başlıklar ifade edersek; yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz. Bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzenlemeleri kararlıkla hayata geçireceğiz. Edirne'mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum" ifadelerini kullandı.
‘KARANLIK DÜZENE GEÇİT VERMEYECEĞİZ’
Bakan Gürlek, toplumda ailenin temel yapısını hedef alan suç unsurlarının üzerine kararlıkla gidecekleri belirterek, "Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki; çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi, çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen ezcümle tüm tehditlerden korumak, sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum; metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların, özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup, bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır" dedi.
'12'NCİ YARGI PAKETİNDE SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ'
Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi'ne ilişkin de açıklama yaparak, "Bu konu da siz de biliyorsunuz, yakın zamanda Meclis'ten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12'nci yargı paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya Bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyoruz ve Edirne'mizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda, Bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz" diye konuştu.
dosyaya Allah’ın izniyle sahip çıkacak’ dedim” diye konuştu.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14 ve 17 Nisan’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 15 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.
DÖNEMİN VALİSİ SONEL VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
Dün akşam saatlerinde de hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Tunceli Devlet Hastanesi Bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki ifade işlemleri devam ediyor.
GÜLİSTAN’IN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ BELİRTİLDİ
Soruşturma devam ederken, jandarmaya başvuran gizli tanık Şubat, 10 Ocak 2025’te JASAT ekiplerine verdiği ifadede, Doku’nun kaybolduğu gün öğle saatlerinde Sarı Saltuk Viyadüğü'nden, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı otomobille alınarak Rostan-Dinar mevkisine götürüldüğünü öne sürdü. Gizli tanık, Gülistan’ın burada araç içerisinde bir silahla başından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Tanık, olayın ardından Doku’nun aynı bölgede gömülmek istendiğini ancak daha sonra cesedin Pertek ilçesi Koçpınar köyünde, mezarlığın da bulunduğu türbenin yanındaki büyük bir ağacın altına gömüldüğünü ileri sürdü. Tanık beyanında ayrıca cesedin yaklaşık 1-2 yıl önce yerinin değiştirilerek Pertek’te başka bir köye taşındığını da iddia etti. Gizli tanığın ifadesinin ardından Başsavcı Ebru Cansu ile JASAT ve yer altı görüntüleme operatörü tarafından 12 Ocak günü Pertek ilçesi Koçpınar köyü girişindeki mezarlık yanında arama yapıldı. Ardından hazırlanan raporda, koordinatları belirlenen bölgede yaklaşık 2 saat süren tarama çalışması gerçekleştirildiği, yapılan incelemelerde cihazın uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk tespit edildiği ifade edildi. Söz konusu boşluğun; yaklaşık 1,60-1,70 metre uzunluğunda, 70-80 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 80 santimetre derinliğinde olduğu, mezar görüntüsüne benzediği kaydedildi. Raporda ayrıca tespit edilen boşluğa bir kişinin gömülmüş olabileceği, daha sonra da çıkarılmış olabileceği değerlendirmesine de yer verildi. Bu sürenin yaklaşık 1 ila 2 yıl arasında olabileceği belirtilirken, raporda boşlukta cesetle birlikte sırt çantası benzeri bir eşya ile silahın da gömülmüş olabileceği, bölgede oluşan oksitlenmenin de bu durumu desteklediği kaydedildi. Çalışmanın ardından da başsavcı Ebru Cansu ile JASAT ekiplerinin katılımıyla geçen yıl yer altı görüntüleme cihazlarıyla 17 noktada toplam 40 kilometrelik alanda arama yapılırken, Gülistan Doku’ya ait herhangi bulguya ulaşılamadı.
DARALTILMIŞ BAZ ÇALIŞMASIYLA ŞÜPHELİLERİN İZİ SÜRÜLDÜ
Dosyadaki baz raporundaki teknik verilere göre; Gülistan’ın kaybolmasından önce 27 Aralık 2019’da Gülistan Doku’nun telefonu ile dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın telefonları Gençlik Merkezi civarında aynı anda sinyal verdi. Bu durum, şüphelilerin Gülistan'la olaydan önce de görüştüğünü gösterdi. Ayrıca Gülistan Doku’nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Erdoğan Elaldı ve Şükrü Eroğlu’nun telefonlarının aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi. ABD’ye kaçan şüpheli Umut Altaş’ın telefonunun Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde saat 19.28’den 21.36’ya kadar sabitlendiği, saat 22.08’den itibaren de valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgeye gelerek Umut Altaş ile buluştukları, baz istasyonu verileriyle kesinleşti.
EKİPLERİN ÇALIŞMASI SÜRÜYOR
Gülistan Doku’nun cansız bedenini bulabilmek için Adalet Bakanlığı’nın talebi ve İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla, Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri son teknoloji cihazlarla Tunceli’ye sevk edildi. JAK ekipleri ile Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT timlerinden oluşan 30 kişilik özel ekip, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun koordinasyonunda çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin, daraltılmış baz verileri ve şüphe uyandıran noktalar üzerinden hareket ederek belirlenen alanlarda arama yaptığı öğrenildi.
Günün erken saatlerinde araziye çıkan ekiplerin bir bölümü, yer altı görüntüleme cihazlarıyla tarama gerçekleştiriyor. Cihazların gönderdiği kızılötesi sinyaller sayesinde yer altının üç boyutlu görüntüsü elde edilerek şüpheli alanlar detaylı şekilde inceleniyor. Diğer ekipler ise bölgedeki mağaralara halatlarla girip, el feneri ve tepe lambalarıyla iç kısımlarda arama yapıyor. Zorlu arazi şartlarına rağmen çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü arama faaliyetlerinde, ‘insan kalıntılarını tespit edebilen’ olarak da bilinen kadavra köpekleri de görev yapıyor. Labrador ırkından seçilen bu köpeğin, gelişmiş koku alma yetenekleri ve özel eğitimleri sayesinde yıllar önce kalmış insan kalıntılarını dahi tespit edebileceği belirtilirken, arama çalışmalarının elde edilecek bulgular doğrultusunda farklı noktalarda da sürdürülebileceği, çalışmaların 1 ay sürebileceği öğrenildi.

















