Kocamın Kalbinin Üzerinde
Murat içeri girdi sanmıştım.
Ama kapıdan giren kişi Murat değildi.
Yaklaşık yirmi beş yaşlarında genç bir kadındı. Elinde eski bir dosya taşıyor, gözleri doğrudan Gül’ü arıyordu. Bizi görünce bir an duraksadı.
“Geciktim, kusura bakmayın,” dedi.
Gül derin bir nefes aldı.
“Ece… Otur. Artık gerçekleri saklamanın anlamı kalmadı.”
Genç kadın bana şaşkınlıkla baktı.
“Demek siz Evelyn Hanım’sınız.”
Başımı salladım. Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi.
“Biriniz bana neler olduğunu anlatacak mı?”
Gül gözlerini masaya indirdi.
“Önce şunu bilmelisin. Murat sana düşündüğünden çok daha büyük bir yalan söyledi. Ama bu yalan seni aldatmak için değildi.”
Sözleri öfkemi dindirmeye yetmedi.
“Fotoğraftaki bebek Elif miydi?”
Gül yavaşça başını salladı.
“Evet.”
O an zaman durmuş gibiydi.
“Eğer Elif o bebekse… Sen kimsin?”
Gül’ün gözleri doldu.
“Ben onun biyolojik annesiyim.”
Nefes alamadım.
Yirmi yıl boyunca büyüttüğüm kızımın biyolojik annesi tam karşımda oturuyordu.
“Peki Murat?”
Gül acıyla gülümsedi.
“Murat onun babası değil.”
Bu cümleyi beklemiyordum.
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
“Nasıl yani?”
Ece çantasındaki dosyayı açtı.
İçinden eski doğum kayıtları, mahkeme belgeleri ve hastane evrakları çıkardı.
“Murat, yıllar önce sosyal hizmetlerde gönüllü olarak çalışıyordu,” dedi.
“O dönem ben de avukatlık stajımı yapıyordum. Gül Hanım’ın dosyasıyla orada tanıştık.”
Gül anlatmaya başladı.
Yirmi iki yaşındayken eşini trafik kazasında kaybetmişti.
Doğum yaptıktan birkaç gün sonra ağır bir enfeksiyon geçirmiş, haftalarca yoğun bakımda kalmıştı.
Bu sırada bebeği devlet korumasına alınmıştı.
Hastaneden çıktığında ise bürokratik işlemler, sağlık sorunları ve maddi imkânsızlıklar yüzünden kızına ulaşamamıştı.
“Her kapıyı çaldım,” dedi.
“Kimse bana doğru düzgün bilgi vermedi.”
Tam o sırada Murat devreye girmişti.
Dosyayı incelemiş, Gül’ün gerçekten kızını geri almak için mücadele ettiğini görmüştü.
Ancak süreç uzamıştı.
Aylar sonra Elif evlat edinme listesine alınmıştı.
Murat ve ben de o sırada yıllardır çocuk sahibi olabilmek için uğraşıyorduk.
Bize Elif önerildiğinde dünyalar bizim olmuştu.
Murat dosyayı görünce bebeğin Gül’ün kızı olduğunu anlamıştı.
Ama bunu bana hiç söylememişti.
“Neden?” diye sordum.
Gül cevap verdi.
“Çünkü seni kaybetmekten korkuyordu.”
İçimdeki öfke yeniden yükseldi.
“Gerçeği saklamak çözüm müydü?”
Tam o sırada lokantanın kapısı bir kez daha açıldı devamı sonrki syfada…
Ama kapıdan giren kişi Murat değildi.
Yaklaşık yirmi beş yaşlarında genç bir kadındı. Elinde eski bir dosya taşıyor, gözleri doğrudan Gül’ü arıyordu. Bizi görünce bir an duraksadı.
“Geciktim, kusura bakmayın,” dedi.
Gül derin bir nefes aldı.
“Ece… Otur. Artık gerçekleri saklamanın anlamı kalmadı.”
Genç kadın bana şaşkınlıkla baktı.
“Demek siz Evelyn Hanım’sınız.”
Başımı salladım. Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi.
“Biriniz bana neler olduğunu anlatacak mı?”
Gül gözlerini masaya indirdi.
“Önce şunu bilmelisin. Murat sana düşündüğünden çok daha büyük bir yalan söyledi. Ama bu yalan seni aldatmak için değildi.”
Sözleri öfkemi dindirmeye yetmedi.
“Fotoğraftaki bebek Elif miydi?”
Gül yavaşça başını salladı.
“Evet.”
O an zaman durmuş gibiydi.
“Eğer Elif o bebekse… Sen kimsin?”
Gül’ün gözleri doldu.
“Ben onun biyolojik annesiyim.”
Nefes alamadım.
Yirmi yıl boyunca büyüttüğüm kızımın biyolojik annesi tam karşımda oturuyordu.
“Peki Murat?”
Gül acıyla gülümsedi.
“Murat onun babası değil.”
Bu cümleyi beklemiyordum.
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
“Nasıl yani?”
Ece çantasındaki dosyayı açtı.
İçinden eski doğum kayıtları, mahkeme belgeleri ve hastane evrakları çıkardı.
“Murat, yıllar önce sosyal hizmetlerde gönüllü olarak çalışıyordu,” dedi.
“O dönem ben de avukatlık stajımı yapıyordum. Gül Hanım’ın dosyasıyla orada tanıştık.”
Gül anlatmaya başladı.
Yirmi iki yaşındayken eşini trafik kazasında kaybetmişti.
Doğum yaptıktan birkaç gün sonra ağır bir enfeksiyon geçirmiş, haftalarca yoğun bakımda kalmıştı.
Bu sırada bebeği devlet korumasına alınmıştı.
Hastaneden çıktığında ise bürokratik işlemler, sağlık sorunları ve maddi imkânsızlıklar yüzünden kızına ulaşamamıştı.
“Her kapıyı çaldım,” dedi.
“Kimse bana doğru düzgün bilgi vermedi.”
Tam o sırada Murat devreye girmişti.
Dosyayı incelemiş, Gül’ün gerçekten kızını geri almak için mücadele ettiğini görmüştü.
Ancak süreç uzamıştı.
Aylar sonra Elif evlat edinme listesine alınmıştı.
Murat ve ben de o sırada yıllardır çocuk sahibi olabilmek için uğraşıyorduk.
Bize Elif önerildiğinde dünyalar bizim olmuştu.
Murat dosyayı görünce bebeğin Gül’ün kızı olduğunu anlamıştı.
Ama bunu bana hiç söylememişti.
“Neden?” diye sordum.
Gül cevap verdi.
“Çünkü seni kaybetmekten korkuyordu.”
İçimdeki öfke yeniden yükseldi.
“Gerçeği saklamak çözüm müydü?”
Tam o sırada lokantanın kapısı bir kez daha açıldı devamı sonrki syfada…

















