Epstein Gerçekleri
Tüm dünyanın konuştuğu Epstein belgelerinin çıkmasının ardından Epstein'in kabus adası ile ilgili yıllar önce Simspsonlar dizisinin 2000 yılında bir bölümde geçen sahne sosyal medyada büyük şaşkınlığa neden oldu.
Pedofil milyarder Jeffrey Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte sosyal medyada pek çok eski iddia ve komplo teorisi tekrar sosyal medyada gündem oldu.
3 milyon sayfalık belgelerde ortaya çıkan skandalların ardından, ABD’nin uzun soluklu çocuk dizisi The Simpsons’ta yer alan bir sahnenin Epstein skandalını neredeyse kelimesi kelimesine tarif etmesi dünya kamuoyuna bomba gibi düştü.
EPSTEİN AYRINTISI TÜYLER ÜRPERTTİ
Dizinin 3 aralık 2000 yılında 12. sezon 6. bölümü "The Computer Wore Menace Shoes'da arka planda yer alan bir tabela üzerinde şu dikkat çekici ifade yer alıyor:
BİR ADADA DÜNYAYI YÖNETİYORLAR
"Dikkat: Bir yerlerde, bir adadaki bazı çılgın tipler gizlice dünyayı yönetiyor."
SİMPSONLAR BUNU DA MI BİLDİ?
Bu ifadenin, Epstein'in Karayipler'deki Little St. James adasında kurduğu, dünya liderlerini, milyarderleri ve ünlü isimleri ağırladığı şantaj ve suç ağıyla olan benzerliği, komplo teorilerini yeniden gündeme getirdi.
ABD'li sapık milyarder Jeffrey Epstein'in yaptığı rezilliklerle ilgili yeni belgeler gün yüzüne çıkmaya devam ederken, dünyanın konuştuğu skandalla ilgili Türkiye iddiası ortalığı karıştırdı. Türkiye'den de çocukların Epstein adasına götürüldüğü iddia edildi.
EPSTEİN SKANDALINDAKİ "TÜRKİYE" İDDİASINA BAŞSAVCILIKTAN SORUŞTURMA
Gazeteci Emrullah Erdinç'in paylaşımına göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin harekete geçti. Başsavcılık soruşturma başlattı.
JEFFREY EPSTEIN OLAYI
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
ABD Adalet Bakanlığı'nın son yayımladığı Jeffrey Epstein dosyaları, milyonlarca belge arasından daha önce bilinmeyen çarpıcı iddiaları ortaya koydu. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre belgeler, Epstein'ın gizli çocukları olabileceğine dair kayıtlar içeriyor.
ULTRASON GÖRÜNTÜSÜ VAR
Dosyalarda yer alan bir günlük girişine göre, 2002 yılında Epstein mağduru olduğu belirtilen bir genç kadının 16-17 yaşlarındayken doğum yaptığı ve doğumdan on dakika sonra bebeğinin elinden alındığı iddia ediliyor. Belgeler arasında bu mağdurun 20 haftalık gebeliğini gösteren ultrason görüntüsünün bir kopyası da bulunuyor.
DOĞDU, AĞLAMA SESİNİ DUYDUM"
İddialara göre olay, Epstein'ın eski ortağı Ghislaine Maxwell'in gözetiminde gerçekleşti. Günlükte mağdur, "Doğdu, ağlama sesini duydum! Küçük başını ve bedenini doktorların elleri arasında gördüm…" gibi ifadelerle yaşadıklarını aktarıyor ve bebeğin nerede olduğuna dair sorular yöneltiyor.
VASİYETİNDE ÇOCUKLARDAN BAHSETMEMİŞ
Belgelerde ayrıca, 2011'de Sarah Ferguson'ın Epstein'a gönderdiği ve bir çocuk doğumunu ima ettiği öne sürülen e-posta gibi çarpıcı referanslar da yer alıyor. Ancak uzmanlar, Epstein'ın vasiyetinde çocuklarından söz edilmediğini ve bu iddiaların henüz genetik test veya resmi bir kayıtla doğrulanmadığını belirtiyor.
Bu yeni belge yayımları, milyonlarca sayfa belge, binlerce video ve yüzbinlerce fotoğrafı içeren dev dosyalar üzerinden çıkan en dikkat çekici bulgulardan biri oldu. Yine de, uzmanlar iddiaların doğrulanması için daha fazla kanıt gerektiğini vurguluyor.
Pedofil milyarder Jeffrey Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte sosyal medyada pek çok eski iddia ve komplo teorisi tekrar sosyal medyada gündem oldu.
3 milyon sayfalık belgelerde ortaya çıkan skandalların ardından, ABD’nin uzun soluklu çocuk dizisi The Simpsons’ta yer alan bir sahnenin Epstein skandalını neredeyse kelimesi kelimesine tarif etmesi dünya kamuoyuna bomba gibi düştü.
EPSTEİN AYRINTISI TÜYLER ÜRPERTTİ
Dizinin 3 aralık 2000 yılında 12. sezon 6. bölümü "The Computer Wore Menace Shoes'da arka planda yer alan bir tabela üzerinde şu dikkat çekici ifade yer alıyor:
BİR ADADA DÜNYAYI YÖNETİYORLAR
"Dikkat: Bir yerlerde, bir adadaki bazı çılgın tipler gizlice dünyayı yönetiyor."
SİMPSONLAR BUNU DA MI BİLDİ?
Bu ifadenin, Epstein'in Karayipler'deki Little St. James adasında kurduğu, dünya liderlerini, milyarderleri ve ünlü isimleri ağırladığı şantaj ve suç ağıyla olan benzerliği, komplo teorilerini yeniden gündeme getirdi.
ABD'li sapık milyarder Jeffrey Epstein'in yaptığı rezilliklerle ilgili yeni belgeler gün yüzüne çıkmaya devam ederken, dünyanın konuştuğu skandalla ilgili Türkiye iddiası ortalığı karıştırdı. Türkiye'den de çocukların Epstein adasına götürüldüğü iddia edildi.
EPSTEİN SKANDALINDAKİ "TÜRKİYE" İDDİASINA BAŞSAVCILIKTAN SORUŞTURMA
Gazeteci Emrullah Erdinç'in paylaşımına göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin harekete geçti. Başsavcılık soruşturma başlattı.
JEFFREY EPSTEIN OLAYI
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
ABD Adalet Bakanlığı'nın son yayımladığı Jeffrey Epstein dosyaları, milyonlarca belge arasından daha önce bilinmeyen çarpıcı iddiaları ortaya koydu. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre belgeler, Epstein'ın gizli çocukları olabileceğine dair kayıtlar içeriyor.
ULTRASON GÖRÜNTÜSÜ VAR
Dosyalarda yer alan bir günlük girişine göre, 2002 yılında Epstein mağduru olduğu belirtilen bir genç kadının 16-17 yaşlarındayken doğum yaptığı ve doğumdan on dakika sonra bebeğinin elinden alındığı iddia ediliyor. Belgeler arasında bu mağdurun 20 haftalık gebeliğini gösteren ultrason görüntüsünün bir kopyası da bulunuyor.
DOĞDU, AĞLAMA SESİNİ DUYDUM"
İddialara göre olay, Epstein'ın eski ortağı Ghislaine Maxwell'in gözetiminde gerçekleşti. Günlükte mağdur, "Doğdu, ağlama sesini duydum! Küçük başını ve bedenini doktorların elleri arasında gördüm…" gibi ifadelerle yaşadıklarını aktarıyor ve bebeğin nerede olduğuna dair sorular yöneltiyor.
VASİYETİNDE ÇOCUKLARDAN BAHSETMEMİŞ
Belgelerde ayrıca, 2011'de Sarah Ferguson'ın Epstein'a gönderdiği ve bir çocuk doğumunu ima ettiği öne sürülen e-posta gibi çarpıcı referanslar da yer alıyor. Ancak uzmanlar, Epstein'ın vasiyetinde çocuklarından söz edilmediğini ve bu iddiaların henüz genetik test veya resmi bir kayıtla doğrulanmadığını belirtiyor.
Bu yeni belge yayımları, milyonlarca sayfa belge, binlerce video ve yüzbinlerce fotoğrafı içeren dev dosyalar üzerinden çıkan en dikkat çekici bulgulardan biri oldu. Yine de, uzmanlar iddiaların doğrulanması için daha fazla kanıt gerektiğini vurguluyor.

















